Bu oyunda datalar elbette değerlidir. Kupa gayretinde birinci yarıya bakıyoruz, topla oynama yüzde 70 Beşiktaş lehine. Gelin görün ki, bu farklı istatistik konum üretimiyle örtüşmedi! Abraham’ın başla attığı tek golün dışında, kaleci Emre’nin kornere tokatladığı bir konum var, hepsi o kadar!
Keçiörengücü’nün var mı, yok! Bu tenkidimiz yanlış anlaşılmasın, Beşiktaş 1. Lig’de uğraş eden rakibini elbette ciddiye aldı, oyun disiplinini birinci yarı boyunca korudu. Kartal kanatlardan daima bindirmeler yaptı, ne var ki Abraham’ı daha fazla devreye sokacak isabetli ortalar gelmedi.
Sergen Yalçın’ın alana sürdüğü takıma bakıyorum, ülküye yakın. Tek fark, Üstün Lig’de birinci 11’de forma bahtı bulamayan Kartal ve Taylan’ın alanda oluşu. Kartal tanıdık ve bildiğimiz bir oyuncu. Çabuk, tek pasa dayalı oynuyor, risk almıyor, artı gözü kara, asla pes etmiyor. Taylan da kötü değil, garanti oynuyor, ortalar yapıyor, biraz da adam eksiltebilse, tadına doyum olmayacak!
Konuk grup ikinci yarıya ofansif bir kimlikle başladı ancak ikinci golü de kalesinde gördü. Birinci yarıda nasıl ki Rıdvan sahneye çıktıysa, ikinci yarıda bu kere Taylan kesti, Toure uçarak kafayı çaktı, fark ikiye çıktı, Sergen hoca da rahat bir nefes aldı! Hakikaten Yalçın yedek kulübesindeki kozlarından Jota Silva ve Orkun’u 66’da alana sürdü. Abraham’ı alması beni şaşırtmadı, çünkü lig var, mümkün bir sakatlığa tedbirdi, hakikat da yaptı.
Kartal Kayra’da ısrarlıyım arkadaş, lamı-cimi yok! Niçin mi? Cevabı dünkü gayreti ve son dakikalarda attığı şık goldür. Bu golle hem uğraşının karşılığını aldı hem de kalitesini gözler önüne serdi, daha ne olsun.
Evet, Kartal kupada uçuşunu sürdürüyor, dünkü farklı galibiyetle çeyrek finale kalma yolunda büyük bir avantaj sağladı, darısı Harika Lig’in başına!